Horlama nedir?

Uyku esnasında burun ve dilin arkasındaki hava yolunun daralmasıyla ve buradaki ufak dilin ya da yutak seviyesindeki yapıların titreşimiyle meydana çıkan sese horlama adı verilmektedir. Bademcikler, yumuşak damak, dilin arkası, ufak dil ve boğazı meydana getiren kaslarda meydana gelen geniz ve yutak mekanlarındaki hava yolunun rastgele bir patoloji ile daralması çok nadir olmayan bir haldir. Bu bölümde daralma bulunduğunda bilhassa ufak dil ve yumuşak damak uyku sırasında solunum çabasının yükselmesi ile birlikte titreşmekte ve horlama meydana çıkmaktadır.

Horlama ve uyku apnesi sebepleri nedir?

Aşırı kilo, sedatif ilaç ya da uyku ilacı alımı, alkol tüketimi gibi hallerde ufak dil, yumUşak damak, dil ve boğaz kaslarının gerginliği azalmıştır. Aşırı kilolu şahıslarda yutak seviyesinde yağ birikimi görülmektedir. Gevşemiş kaslar sırt üstü yatınca dilin ve ufak dilin boğaz arka kısmına doğru kaymasına engel olamaz. Alkol ya da ilaç alınması neticesinde kas tonusunun daha çok gevşemesi ile horlama ve daha ileri evrelerde tıkayıcı uyku apnesi başlar.

Küçük dil, bademcikler, yumuşak damar, dil kökü ve seviyesindeki yapıların normal boyutlarından büyük olmaları ya da sinirsel mekanizmalar ile gerginliklerinin azalması.

Bilinenin aksine büyük bademcikler ve geniz etinin çocuklarda horlama ve uyku apnesi sebebi olması koşul değildir. Normal büyüklükteki bademcik ve geniz etinin de horlamaya neden olduğunuda unutulmamalıdır.

Bazı çocuklar yüksek risk grubundadırlar. İki yaş altındaki çocuklar, yakın vakitte üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmiş olan çocuklar, kraniofasiyal anomali, prematür, aşırı şişman olan çocuklar, nöromüsküler hastalığı olan ve kardiak sorunu olan çocuklar bu gruba dahildir.

Aşırı kilolu kişilerde boyun çapının normalden daha çok olması sebep olarak gösterilir.

Üst solunum yolunun kist ve tümörlere bağlı olarak tıkanması horlama ve uyku apnesine neden olabilmektedir.

Burun tıkanıklığı olan kişilerde de horlama görülmektedir. Bu kişilerde uykuda havayı alabilmek amacıyla oluşturulan solunum çabası ile genizde negatif basınç oluşarak boğazdaki dokular hava yoluna doğru çekilirler. Sonuç olarak burun açıkken horlamayan kişide horlama görülmeye başlamaktadır. Bu durum nedeni ile birtakım bireylerin yalnızca alerjik dönemlerde ya da grip sinüzit bulunduğu vakitlerde horladığını izah etmektedir. Burun orta bölmesindeki eğiklikler (deviasyon adı verilen), büyümüş konkalar, burun polipleri, burun ve genizdeki tümörler, bu tip burun tıkanıklığına nedeni olan horlama sebepleri içeresinde sayılırlar.

Tıkayıcı uyku apnesi nedir?

En kolay tanımıyla uyku apnesi uyku sırasında solunumun durması demektir. Hasta uyku sırasında kuvvetli horlama ile birlikte yumuşak damak, ufak dil ve dilin arkasındaki hava yolunda daralma ya da tıkanıklık meydana geliyorsa tıkayıcı uyku apne problemi var demektir. Tıkayıcı uyku apnesi problemi her 100 kişiden en az 5’inde bu problem bulunmaktadır. Genellikle aşırı kilolu orta yaştaki erkeklerde bu miktar daha da artmaktadır. Çocuklarda ise tıkayıcı uyku apnesinin görülme sıklığının %10-12 bulunduğu bildirilmiştir.

Uyku apnesi sağlığımızı nasıl etkiler?

Sağlıklı bir hayat için gece uykusunun iyi bir şekilde alınması şarttır. Gece uyku düzeninin tıkayıcı uyku apnesi ile bozulması neticesinde dinlenilemeden geçirilen geceler söz konusu olacaktır. Tıkayıcı tipte horlama hatalığı olan şahıslar uykularının çok az bir evresinde derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme amacıyla tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen ve huzursuz bir gecenin ertesinde uykulu, yorgun ve yetersiz bir gün başlayacaktır. Önceleri televizyon seyrederken ya da yemek ardından hafif uyuklamalar görülürken, daha sonra apnenin şiddetinin yükselmesi ile birlikte daha ciddi problemler meydana çıkacaktır. Kişilerde araç kullanırken ya da iş başında uyuklamalar görülebilecektir.

Hastada horlamanın en ağır biçimi olan “tıkayıcı uyku apnesi” oluştuğunda hayatı ciddi şekilde tehdit edici problemler meydana çıkmaya başlar. Gece uykusu esnasında apneler saatte 100-200 defa olabilecek sayılara varabilmektedir. Apneler sırasında kan oksijen seviyesi düşer ve buna bağlı olarak kalp kanı daha çok pompalamak mecburiyetinde kalır. Kalp ritmi bozulurken, seneler içeresinde yüksek tansiyon, kalp büyümesi hem de uykuda ani ölümler bile görülebilmektedir.

Çocuklarda uyku apnesi daha çok okul evveli döneminde görülmektedir. Farkına varılmazsa ilerleme geriliği, çocuklarda boy ve kilonun yaşıtlarından geri kalması, okul başarısızlığı ve zihinsel gelişimde aksaklıklar gibi çok ciddi problemler meydana çıkabilmektedir. Bunlara ek olarak davranış bozuklukları, hiperaktivite, kalp, ritim bozuklukları ve geceleri yatağa işeme görülebilir.

Horlama ve uyku apnesi nasıl tanınır?

Horlama ya da apneler bireyin ailesi ya da yakını doğrulusunda uyku sırasında takibi ile anlaşılabilir. Bu halde kesinlikle bir doktora başvurulmalı ve tanının konulması gerekmektedir. Horlayan çocuklar kesinlikle tarayıcı testlerden geçirilmelidirler. Doktorunuzun burun, boğaz ve boyunda gerçekleştireceği muayeneler sonucunda kolay bir horlamadan mı ya da tıkayıcı uyku apnesinden mi kaynaklandığı meydana çıkarılır ve lüzumlu görülürse bir uyku merkezinde araştırma yapılması söz hususu olur.

Uyku apnesi tedavisi nasıl yapılır?

Erişkin kişilerde horlayan bireylerin bilhassa ilgi etmeleri gereken birtakım haller vardır. Aşağıdaki önerilere uyulmalıdır.

Alınan çok kilolar verilmeli ve iyi bir adale tonusu kazanmak amacıyla sportif bir hayat biçimi seçilmelidir.

Alkol ve sigara alımı kısıtlanmalıdır.

Uyku ilaçlar, sakinleştirici ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarının tüketimine apneyi arttırabileceğinden ötürü doktor kontrolünde alınmalıdır.

Uykudan 3-4 saat evvelce ağır yemekten kaçınılmalıdır.