Prostat Kanseri Nedir Belirtisi ve Tedavisi, Tıbbi Sağlık

Prostat nedir
Prostat, idrar kesesiyle dış idrar yolu arasında yerleşmiş ceviz büyüklüğünde olan 18- 20 gram ağırlığında bir organdır.

Temel görevi yardımcı seks organı olmasıdır. Meninin sıvı kısmının oluşmasına katkı sağlar. Ayrıca erkeklerin enfeksiyon kapmasını önleyici bir rol üstlenir.

Prostat, yaş ilerlemesiyle birlikte büyüyen bir organdır. Ortalama olarak 25-30 yaşından sonra büyümeye başlar. Ama esas bulgularına, halk arasında prostat hastalığı olarak adlandırlan bulgulara ortalama 50 yaşında rastlanmaya başlar.

Fakat bunu işlevini yitirmesi şeklinde algılamamak gerekir. O yaşın getirdiği işlevlerini sürdürmeye devam eder  ama hacimsel olarak büyür. İlk belirtisi ise, idrar yapmada zorlanmayla kendini gösterir.

Prostat Kanserinin Belirtileri Nelerdir?
Prostat kanserinin kendi başına belirtileri çok nadiren olarak kendini gösterir. Çünkü prostat kanseri belirti verecek düzeyde büyüdüğünde artık çok geç olmuş demektir.

Prostat bezinin büyümesine ait şikayetler gece idrara çıkma, yanarak yapma, boşalma sırasında ağrı, idrarı zor yapma, tam boşalamama ve meninin kanlı gelmesi şeklindedir. Ancak burada asıl olan şey, prostat kanserinin belirtisinin yok kabul edilmesi gerektiğidir.

Bundan dolayı 50 yaşını geçen her erkeğin, prostat kanseri kontrolü için mutlaka PSA testi yaptırması tavsiye edilir. Yani hastalığa ilişkin şikayetlerin görülmesi beklenmeden önlem alınmalıdır.

Bu testlerin PSA dışında ultrasonla kombine edilmesi halinde daha iyi teşhis konulabilir. Çünkü hem iyi huylu prostat kontrolü yapılmış olur hem de prostat kanseri parametreleri PSA ile görülüp tespit edilir. Eğer PSA’da bir anormallik olması durumunda o zaman üroloğun tuşeyle muayene etmesinde fayda olacaktır.

Teşhiş için PSA testi ve ultrasondışında yapılacak hiçbir test yoktur. Çok basit checkup’larla  prostat kanseri ortaya çıkarılabilir.

Prostat Kanserinin Evreleri Nelerdir?
Birinci evrede; Prostat kanserinde, gleason skalasına göre patolojide bir derecelendirme yoluna gidilir. Bu derecelendirme 0 ila 10 arasında bir derecelendirme olup Patolojiden gelen bu skor eğer 7’nin altında ise iyi huylu bir kanserle, 7’nin üzerinde ise kötü huylu yani hızlı bir kanserle karşı karşıya kalındığı anlamına gelir.

İkinci Evrede;  kanserin evresi denilen şeyin, yani hangi boyutta bir kanserle yüz yüze olunduğunun bilinmesi gerekir. Zaten erkekte ultrason yapılırken, transrektal ultrason esnasında prostatın görüntüleri ortaya çıkar. Kanserin hangi boyutta ve büyüklükte olduğu, prostatta ne kadar etrafa yayıldığı, prostatın hacminin ne kadarında kanser hücresi olduğu görülüp tespit edilebilir.

Prostat kanseri iki noktaya sıçrar
Bunun dışında hastalara mutlaka batın tomografisi görüntülemesi yapılır. Böylelikle çevre dokulara ve lenf sistemine atlama olup olmadığı kontrol edilip göz önünde bulunulur.

İkinci aşamada herhangibir risk görülecek olursa (ki, bu risk de PSA değeri 10’un üzerinde olan erkeklerde görülür), mutlaka kemik sintigrafisi(kemik ölçümü) denilen testler yapılır. Bunu yapmaktaki  esas amaç, iki önemli noktaya sıçrama olup olmadığını tespit etmektir.

Çünkü prostat kanseri iki tane çok önemli bölgeye atlar. Bunlardan biri lenf sistemi, diğeri ise bel kemiğidir. Tedaviden önce bu iki noktanın mutlaka kontrol edilmesi gerekir. Eğer bu iki noktadan herhangi birine atlama veya sıçrama varsa, o zaman ileri evre, yani D evresi denilen prostat kanseri olma durumudur.

Prostat Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?
Prostat kanserinin teşhisinde en önemli nokta, kan testi olarak bilinen  PSA testidir. Bu PSA testi kansere özgü bir test demek değildir. Prostat bezinin kendisinin ürettiği bir protein çeşididir. Bundan dolayı PSA, bütün erkeklerde bir değer ifade eder.

Bu değere genelde laboratuvar değerleri olarak bakıldığında, 0-4 arasında normal olarak kabul edilir. Ancak genelde yaşa göre de bir skala söz konusudur. Örneğin 40 yaşındaki bir erkeğin PSA’sı en fazla 2,5 olarak kabul edilir. Yapılan testin sonucunda derğerler 0-4 arası normal yazsa bile, 40 yaşına kadar 2,5 ve 50 yaşına kadar 3,5 değerleri normal olarak kabul edilir.

Prostat Kanserinde şüpheli aralık 
Bu değerlerdeki yükselmeler, örneğin bir erkeğin PSA’sının 5 çıkması mutlaka kanser olduğu anlamına gelmemektedir. 4 ile10 arasında çıkan değerlere gri aralık olarak kabul edilir. Yani bu şüpheli bir aralık demektir.

Bu şüpheli aralıkta teşhisten emin olmak için, PSA’nın başka bir özel form çeşidine daha bakılır. Bu, serbest PSA denilen bir form çeşididir. Bundan dolayı kişiler daha doğru bir işlem yaptırmak istiyorlarsa, PSA testlerini serbest PSA ve total PSA olarak ölçtürmeleri teşhisi kesinleştirmiş olurlar.

Prostat Kanserinde şüpheli durumun kesinleşmesi
Serbest PSA ve total PSA oranının yüzde 25’in üstünde çıktığı zaman kanser şüphesi yok demektir. Örneğin 47 yaşındaki erkeğin PSA’sı 4,5 olduğu zaman, eğer serbest PSA ve total PSA oran değerleri yüzde 25’in üstündeyse bu 4,5 değerinden korkmak için bir herhangibir neden yoktur. Ancak değerlerin yüzde 25’lerin altında bir değer çıktığında, prostat kanseri olma ihtimali vardır.

Bunun anlamı, kişinin kanser açısından riskli grupta yer alması durumu vardır. Şayet bu risk yüksek ise, o zaman üroloji doktoru tarafından tuşe rektal denilen parmakla muayenesi yapılır. Yapılan bu muayen neticesinde şüphe devam ediyorsa, kesin tanıya gidebilmek için mutlaka hastaya biyopsi yapılması gerekmektedir.

 

 

 

Paylaşın
  • Prostat Kanseri Nedir Belirtisi ve Tedavisi, Tıbbi Sağlık

Tavsiye Edilen Yazılar

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments